Lavuk Evil Paladin’in Hikayesi – Bölüm 1

Ailemiz biraz psikopat demiştim, sağır dilsiz kölelerimiz var. Onlardan biri beni daha önce geçmediğim bir geçitten, işkence odalarından geçirerek arka avluya götürüyor. Orada işkencecilerden biri ile az zıtlaşıyoruz, bir şey demiyorum ama kara kaplıya yazdım onu. Evinden aldıracağım ileride. Lordluğu ele geçirince benden çekeceği var…

Arka avluda beni bekleyen, dört tane izci var. Bir tanesi çavuşları, beni selamlıyorlar. Konuşuyoruz biraz, şatonun altından bir yol varmış bizi kuşatmacıların arkasına geçirecekmiş. İyiymiş ya, arkalarına çıkacağız demek. Racona ters ama napalım, lord baba en kısa sürede gitmemi emretmese ben dövüşe dövüşe çıkardım kaleden de neyse…

Estanerion: Nasıl bir tünel burası, dar mı geniş mi ona göre zırh silah giyeceğim?
Çavuş: Yanlara doğru bir kaç metre ancak çok alçak, zaman zaman sürünebiliriz ama yerler çamurlu çok (Bunu söylerken hafiften gülüyor, ben pis yerlerden, dandik yemeklerden hoşlanmıyorum bunu biliyor galiba çakal).
E: Ne gülüyosun lan?
Ç: Yok bir şey lordum
E: Yolculuğumuz boyunca yedek zırh, silah ve eşyalarımı tek başına taşıma hakkı kazandın. Bununla ilgili bir sorunun var mı?
Ç: (gulp!) Sağlığınıza duacıyız lordum.
E: Aferin, akıllı olun

Bak bak bak, aklınca lorda laf çakacak. Yer miyiz ulan? Neyse yolculuk için ıvır zıvırı alıyoruz yanımıza, bana fazladan epeyce de altın ayrılmış. Söylemeyeyim de ayıp olmasın; bulan var bulamayan var… (1000 GOLD ULAN BORU MU? HEYYYT!)

Tünellerden Çıkış ve Vahşi Goblin Saldırısı…

Tünelden gidiyoruz, iki izci önde, ben ve çavuş arkalarında, bir tanesi de en arkadan gelecek. Yol boyunca nasıl formasyon izleyeceğimizi felan anlatıyorum. Tünelden çıktıktan  az sonra karşıdan keko keko sesler geliyor.

…: Dedüm süze, bu tünelden birülerü çıkacak deye

Bakıyoruz karşımızda 1 bugbear (konuşan o), 2 hobgoblin, 4-5 tane de goblin var.

Hobgoblinlerden Biri: Hehe, bırakın silahlarınızı paralarınızı!

Anam! Bizi soyacaklar akıllarınca. Yanına ilk gitmeye karar verdiğim kuzenimin 150 kişilik yol kesen haydut çetesi var. Cin olmadan adam mı çarpacanız zibidiler!

Ben: Kızılöfke sülalesinin soylu bir oğlu var karşınızda, biat edin köpekler!

paladin2

Kekolar bir an duruyorlar. Üzerlerine doğru yürüyorum, bizim izciler okları çekip durmuşlar.

Hobgoblin: Bırakın silahları, bu bir soygundur!
Estanerion: Ne diyon lan sen değişik?
H: Eeee soygun?
E: Bak hala… Neyse, ben de biraz antrenman yapmış olurum (Greatsword çekilir, üzerlerine yürümeye devam edilir).

Tedirginliklerini fark ediyorum. Veriyorum charisma’yı, veriyorum intimidiate’i…

E: İlerideki kalenin lordlarından biriyim, benim askerim olma ayrıcalığına kavuştunuz!
Bugbear: Biz para isteriz, silah isteriz!
E: Beni izleyin, ikisinden de bulacaksınız.

Hala tedirginler, yürümeye devam ediyorum yanlarından geçerken bir bakıp, arkamı dönüp yürümeye devam ediyorum.

E: Bunu da benden ödeme olarak sayın, düzenli maaş yok, yemek yok, sigorta yok. Ancak öldürdüğünüz düşmanların lootunu alırsınız ama benimleyken epey bir loot alırsınız (prim usulü çalışacak kekolar, lan girişte maaşını yüksek tutacan, SSK olmazsa olmaz, yan haklara bakacaksın araç, kıyafet çeki, sodexo multinet felan. Sadece prime çalışılır mı, ne anlar sığır herifler).

Bugbeara 20 goldluk bir kese fırlatıyorum (iş avansı, sonra ben onu sizden geri almasını bilirim) Sevinip izlemeye başlıyor. Banner verin önden gideyim lordun adamıyım diye konuşuyor. Acaba gazı fazla mı verdik diye düşünüyorum ama ne derler bilirsiniz. Mutlu çalışanlar, kârlı şirket demek. İyidir böyle ya, alsınlar gazı biraz…

Bu yazı, "Lavuk Evil Paladin'in Hikayesi" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar