Lavuk Evil Paladin’in Hikayesi – Bölüm 1

Kamp Yerinde İstifa Talebi ve Mobbing…

Yeni bir formasyon yapıyoruz, bugbear önde, hobbolar arkada, goblinler yanlarda, benim elemanlar çevremde. Bölge ve coğrafya temelde goblin kaynadığı için garip görünecek bir şey yok, hatta goblince bölgenin common dili gibi bir şey. İlerleyip geceyi geçirecek bir yer arıyoruz. Yıkıntı bir köye giriyoruz, hepimiz aynı binadayız. Rahatsız oluyorum…

paladin5

E: Goblinler çıksın lan leş gibi kokuyor deyyuslar!
Goblinler çıkıyor, iki hobgoblin birbirlerine bakıp bana dönüyorlar :
H: Biz de çıkalım başka yerde uyuyalım.

Hobgoblinler de çıkıyor ancak kıllanıyorum. Bunlar SSK isteyecek türde eğitimli tipler, izcilerden birini yolluyorum arkalarından
E: Git konuş şunlarla, işi bırakmayı düşünürlerse tazminatlarını alamazlar  (tam olarak onu demiyorum, gece kaçmayı düşünürlerse kafalarını kesip mızrağımı süslerim diyorum).

İzci bakıp geri geliyor, “Hakikaten öyle düşünüyorlardı galiba. Şimdi kaçacaklarını sanmam” diyor. İyi deyip uykuya hazırlanıyoruz. Bugbear bizimle kalıyor, personel şefi ya azıcık yönetime yakın olsun sevinsin diyorum.

Yol Kenarındaki Han ve Küçük Bir Tartışma…

Ertesi gün yola devam ediyoruz. Akşama doğru yol kenarında bir han buluyoruz, biz içeri girince ortamın havası değişiyor. Zaten sıkıntılı bir mekana benziyordu. Silahlarımı oturduğumuz masanın üzerine yığıyorum, “Boş değiliz, bizde de emanet var birader!” mesajı veriyorum.

Grubumla beraber kuruluyoruz, gerginliğin arttığını fark ettiğimde kalkıp kim olduğumu söylüyorum ve içerideki herkese sülalemin sağlığına dua etmeleri için içki ısmarlıyorum. Kroyum ama para bende ne de olsa…

paladin1

Gerginlik azalıyor, herkes içiyor. Bizim goblinler nasıl yiyip içiyorlar, normalde sevmem böyle şeyleri ama ilk gün olduğu için ses çıkarmıyorum. Az sonra bizi öteden izleyen kalabalıkça bir gruptan bir adam kopup geliyor. Masama, ailemin yırtılmış bir flamasını koyuyor :

Adam: İşte senin ailenin arması… diyerek konuşmaya başlıyor.

Bir şeyler daha söylüyor ama cidden hatırlamıyorum. Ben o flamayı orada yırtık olarak görünce gerisini duymadım zaten. BAYRAK İNMEZ EZAN SUSMAZ TEK MİLLET TEK BAYRAK ULAN! diye bağırarak greatswordla adama saldırıyorum. Çok afedersiniz elimin ayarı pek yoktur “savage attacker” isimli hasar featini de almışım, ortadan ikiye yarılıyor adam. Sinirim geçmiş değil, bağırıyorum.

TEK MİLLET TEK BAYRAK, KIZILÖFKE AİLESİNE SAYGISIZLIK ETMEYE ÇALIŞAN BAŞKA BİRİ VAR MI? diye bağırıyorum. Kimse ses çıkarmıyor, yerime otururken hancıya cesedi kaldırmasını ve öldürdüğüm adamın taşıdığı silah, zırh, paralardaki hakkımı etrafı temizlemesi karşılığında hancıya devrettiğimi beyan ediyorum. Yerime oturduktan bir süre sonra adamlardan biri gelip izin istiyor konuşmak için :

Adam: Lordum, o konuşan arkadaşımız kendini pek ifade edemedi
Estanerion: Nasıl edemedi lan, ailemin bayrağını yırtmış it!
A: Lordum biz sizin ailenizden Gümüşel`in adamlarıydık, ailenize yabancı değiliz. Ancak bize söz verilen parayı alamadık, Gümüşel`in adamları iki gruba ayrıldı o arada biz de onlardan ayrılmak zorunda kaldık.

Gümüşel`de yanına gittiğim 150 haydutla beraber gezen okçu kuzenim. Bunlar tam yerini biliyordur iyi bari. Ama tam doğruyu söylemediğini de fark ediyorum.

E: Eeeee o parayı benden isteme cüretinde mi bulunuyorsun deyyus?
A: Yok lordum haşa! Ancak kendisine bu konuyu…
E: Senin ulağına mı benziyorum lan! (sinirleniyorum yine, elim kılıca gidiyor)
A: Eyvah eyvah… Lordum diyoruz ki kalenize gitsek ödememizi alabilir miydik acaba?
E: Ben zaten Gümüşel`in yanına gidiyorum, benimle gelin o zaman. Sadece gelmenize izin veriyorum, buluşunca kendiniz istersiniz.
A: (Rahatlıyor) Çok iyi olur lordum.

İş Görüşmeleri Sonrası Şirket %300 Büyümeye Giderken…

Oh 15 kişi daha aldık gruba. Gece hancı bize ek bir kulübe ayarlıyor, düzgünce temizlenmiş güzel bir yer. Sabaha diğer adamlarla buluşuyoruz. Goblinler beleş bulunca ayı gibi yiyip içmişler, bir tanesi ayakta zor duruyor. Kılıcın kabzasıyla bunu bir güzel dövüyorum, herkese de benim yanımdayken ayık olacağını, iş yemeklerinde sapıtmamalarını öğütlüyorum. İzcilerime (artık onlar insan kaynakları departmanım oldu) içkiyi fazla kaçıran, disiplinsizlik yapan olursa işten çıkartmaları için izin veriyorum. Onlar anladı beni…

Artık grup iyice büyüdü, yeni bir formasyon düzenliyorum. ABD başkanı gibi olmuşum anasını satayım, ortada en güvenlikli yerde yürüyorum. Eşyaları zaten çavuş taşıyor, güzel bir kır gezisi gibi ilerliyoruz.

Bu yazı, "Lavuk Evil Paladin'in Hikayesi" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar