Rol Yapma Oyunlarında Hazır Macera Oynatmak

Hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığınız bir kurguyere (setting) adapte olmanın en kısa yolu, o dünyada geçen hazır maceralar oynatmaktır. Okumaktansa parça parça oynatarak öğrenmek çok daha zevklidir.

Son olarak görsel zenginliği de bir artı olarak sayabiliriz. Flip-mat üzerine dandik bir harita çizmektense oyuncuların önüne renkli bir haritayı koymak genellikle daha çok ilgi çeker. Bunun dışında karakter portrelerini ve resimleri oyuncularınıza göstererek hayal güçlerine biraz daha yardımcı olabilirsiniz.

Hazırlık

Masa başında geçirdiğiniz ve zar atıp karakterleri canlandırdığınız zaman, oyun oynatmanın asıl önemli olan bölümü gibi görünse de başarılı bir Oyun Yöneticisi olmanın sırrı, oyundan önceki hazırlık aşamasında saklıdır. Hazır senaryolarda bu aşama (tabi ki) senaryoyu okumaya harcadığınız zamandır. Macerayı oyun sırasında okumanın yeterli olduğunu düşünüyorsanız şimdiden uyarayım, yanılıyorsunuz!

"Çalışmadığım yerden çıktı."

“Çalışmadığım yerden çıktı.”

Eğer senaryoyu doğru düzgün okumadan masaya oturursanız başınıza gelecekleri özetleyeyim: Oyuncularınızın sorduğu soruları cevaplamak için sayfaları karıştırıp dururken en sonunda cevabını bilmediğiniz bir soruya o an için mantıklı bir cevap verip, iki sahne sonra verdiğiniz cevabın ana hikayeyle tamamen çeliştiğini fark edeceksiniz. Ya da hangi kural kitabından geldiğini bile bilmediğiniz bir özel yeteneğin detaylarını panik içinde araştırırken, oyuncularınız sıkılan gözlerle sizin cevabı bulmanızı bekleyecek.

Bundan kurtulmanın yolu basit: senaryoyu okuyun! Bu, üç aşamalı bir süreçtir. İlk okuma tamamen eğlence amaçlı, hızlı bir okumadır. Burada hedefiniz macerayı bir kısa hikaye gibi okuyarak temalarını, duygusal modunu ve atmosferini anlamaktır. Bu ilk okumada her şeyi öğrenmeye çalışmayın, yazarın ne yapmaya çalıştığını anlasanız yeter. Eğer varsa arka plan bilgisi ve senaryo özeti gibi bölümlere odaklanın, oyunculara sesli okumanız gereken bölümlere özellikle dikkat edin. Bu ilk okumada senaryonun ruhunu anlamanız, beklenmedik durumlara mantıklı karşılıklar vermenizi sağlayacaktır.

İkinci aşamaya geldiğinizde başa dönün ve senaryoyu tekrar okuyun. Bu ikinci okuma ilkinden daha hızlı olacaktır. İlk okuma sırasında gözden kaçırdığınız önemli detayları yakalayacak, oyun sırasında problem yaratabilecek karmaşık bölümleri kafanızda netleştireceksiniz. Senaryonun çoğunluğuna sadece göz gezdirmeli, ilk seferde aklınıza yatmayan bölümlere ve puzzle/rol-yapma karşılaşmalarına odaklanmalısınız. Not tutmaya başlamak için en ideal zaman burası. Macerayı ikinci kez okumayı bitirdiğinizde olay örgüsünün tamamını ve önemli detayları ezbere biliyor olacaksınız. Tecrübe kazandıkça, oyuncularınızın nasıl oynayacağını bu ikinci okuma sırasında aşağı yukarı tahmin ediyor olacaksınız.

Şimdi senaryoyu son kez okuma zamanı. Bu sefer arka plan bilgisi, tasvirler gibi şeyleri göz ardı ediyoruz. Artık statblokların, zarların, sayıların ve bonusların zamanı. Dövüşleri ve tuzakları burada öğreneceğiz. Dikkat etmemiz gereken şeyleri sıralayalım:

  • Düşman: Düşmanı anlayın! Karşılaşmanın hemen öncesinde neler oldu? Neden başka bir yaratık değil de bu yaratık? Rakip neden savaşıyor, amacı ne? Dövüş nasıl başlıyor, düşmanın kaçış yolları neler? Çevre, dövüşü nasıl etkileyebilir?
  • Savunmalar: Rakibin bağışık ve savunmasız olduğu şeyleri tespit etmeniz karşılaşmanın aşırı kolay ya da aşırı zor olmaması için çok önemlidir. Sadece statblok’taki bilgiyle yetinmeyin, yaratığın türü ve alt türünden gelen özelliklerini de kontrol edin.
  • Özel Yetenekler: Çok tehlikeli bir yaratık bile sadece düz saldırıları kullandığınızda işe yaramaz duruma düşebilir. Özel yetenekleri ve efektlerini gözden kaçırmayın, oyunu durdurmamak için önceden okuyun.
  • Büyüler: Her büyüyü ezbere bilmenize gerek yok, fakat senaryoda kullanılan önemli büyülerin mesafesini, etkilerini vs. önceden okursanız oyun sırasında bunları okuyup tartışarak zaman kaybetmezsiniz.
  • Taktikler: Bir statblok’ta taktikler kadar büyük bir nimet yoktur. Bu bölüm neredeyse dövüş sahnesinin bir özetidir.
  • Özel Durumlar: Zehirler, hastalıklar, kovalamaca kuralları vs. Oyun sırasında bunları uzun uzun okumak ve nasıl çalıştığını tartışmak yapabileceğiniz en büyük hatalardan birisi.

Oyuncular Raydan Çıktığında

İlk bakışta görülebilecek farklı ihtimaller genelikle hazır maceralarda yazılıdır. Fakat bir macera ne kadar çok yol içerirse içersin, oyuncularınız her zaman yazılmamış bir şeyler yapacaktır. Bu durumda doğaçlama devam etmeniz ve oyuncuları yönlendirmeniz gerekir. Hazır senaryolarda bunun nasıl sağlanacağından çok kısa bir şekilde bahsedeceğim.

Oyuncular raydan çıktığında hepsini öldürün.

Oyuncular raydan çıktığında hepsini öldürün.

İlk olarak, oynattığınız şehir/bölge/ülke hakkında bilgi sahibi olmak, oyuncuların senaryodan taştıkları durumlarla başa çıkmanız için gerekli şarttır. Ne kadar az uydurursanız, o kadar inandırıcı olursunuz. Oynattığınız kurguyer hakkındaki bilginizi kullanırsanız, bilgili oyuncular sizi takdir edecek, yeni oyuncularsa bizzat görerek o dünyayı öğrenmekten zevk alacaktır. Oyuncuların dünyayla etkileşime girmesinden çekinmeyin, oyun ilerlesin. Gerekirse oyuncuları iteklemeden senaryoya doğru yönlendirin, fakat oyuncuların oynamasını engellemeyin. Konu dışına taşmamak adına, Cihan Türe’nin “Rol Yapma Oyunlarında Açık Dünya Yaklaşımı” yazısına link vererek bu bahsi kapatıyorum.

Yorumlar