Rol Yapma Oyunlarında Korku Öğesi – Bölüm 7: Çocuklar

2- Kullanacağınız Çocuklar Ne Kadar Normal Olacak?

Örnek profil: Interview with the Vampire’daki Claudia, Omen’deki Damien, The Shining’deki Danny.

Burada yelpaze geniş. Doğaüstü bir ele geçirilme durumu var mı? Radyoaktif atıktan tutun da Hitchcock’un Alacakaranlık Kuşağı’nda ölürken güçlerini çocuğa geçiren büyükanneye kadar her şey geçerli olabilir. Şimdi açık konuşayım. Eğer bu yazı dizisini takip ediyorsanız, geçen sefer Bir Call of Cthulhu Oyununun Anatomisi adlı yazımda eğlenceli bir arka plan tasarladığımı okumuşsunuzdur. Ben, özellikle korku oyunlarında oyuncuyu rahat korkutabilmek için gevşemesi gerektiğine inanırım. Ancak korku öğesinin merkezini çocuk olarak belirlediyseniz böyle bir lüksünüz yok, “Sakın yapmayın!” demiyorum ama önermem. Neden?

Bir çocuğun yapmaması gereken şeyleri yapması fazlasıyla rahatsız edici bir etki yaratır da ondan. Bu durumda, iki önceki yazımda anlattığım gibi insanlar işi şakaya vurabilirler. Çocuğun Hollywood’un kafamıza işlediği Damien ya da Samara profillerine benzetilmesi bütün atmosferinizi bitirir. İnsanlara eğlenceli bir ortam vermeniz durumu daha da beter yapabilir. Peki oyuncular hiç mi rahatlamamalı? Hayır, söylediğim bu değil. Bilakis, özellikle gevşemeliler ama espriyle değil. Yanlış yönlendirmeyi deneyin. Mesela, bana The Ring filminde böyle olmuştu.

"She never sleeps."

“She never sleeps.”

Çocukken, televizyondan yabancı insanların çıkacağından korkardım. Nedenini tam bilemiyorum, büyük ihtimalle evimizin o zaman küçük olması dolayısıyla odamda yattığım yerden televizyonu görebilmemdi. Bir de Doğan Kardeş’te okuduğum, şimdi konusunu bile hatırlayamadığım bir çizgi roman dizisiydi, aslında son derece sevimli çizimleri vardı ve mucit bir çocuğun televizyon ekranından karşı tarafa geçebilmesini anlatıyordu. Ama kafamda ikisini birleştirdiğimden midir nedir, tedirgin olmuştum. Tabii çoğu çocukluk korkusu gibi sonra unutmuştum.

The Ring’i izleyenler için, – Ring hakkında spoiler istemiyorsanız cümlenin kalanını okumadan paragrafı atlayın-  bilirsiniz Rachel kuyuya girerek Samara’nın kafatasını bulur ve onu huzura erdirdiğini düşünür. Ben, bu noktada filmin tuzağına düşmüştüm ve “Vurucu ruh hikayesiymiş meğer!” diye rahatlamış, koltuğumda gevşemiştim. Tam o anda, Noah da aynı benim gibi ekranın karşısında otururken başına malum olay geldi. Samara, televizyonun içinden ona doğru ilerlemeye başladığında çoktandır unuttuğum çocukluk korkum tüm haşmetiyle geri dönmüştü, kafamda “Hayır, çıkmayacak değil mi, çıkmayacak!” diye çığlıklar atıyordum. Gerisini ne siz sorun, ne ben söyleyeyim, filmden çıktığımda çenem atıyordu ve doğru düzgün konuşabilmem bir saat sürdü. Ancak hayatımda öyle deşarj yaşadığımı da hatırlamıyorum. O gün, nasıl korku oyunu yöneteceğimi büyük anlamda çözmüştüm desem yeridir ve yine olsa yine yaşarım.

k8_6

Ama herkes benim gibi olmayabilir. Siz çok iddialı değilseniz ve oyuncularınızı çok iyi tanımıyorsanız böyle aşırılıklara kalkışmayın. Oyuncularınızın rızası varsa durum değişir, ama birinin gerçek fobisini kullanmanın tehlikeli olduğunu unutmayın ve oyuncunuzla uzun uzun konuşup nelerin kalıcı rahatsızlık yaratacağını öğrenmeden senaryonuzu yazmayın. Yukarıda anlattığım durumda bir çok tesadüf var. Sizin oyununuzda da olabilir, ancak filmin benimle etkileşime girme şansı yoktu, sizin ise var.

Bir de, doğaüstü yetenekleri olan çocuklar söz konusuysa özellikle, senaryoya bunlardan bir kaç tane koyun. The Ring’deki Samara ve Aidan gibi ama aynı denge şart değil. Zıt şeyleri temsil edebilirler, birbirlerine düşman olabilirler ya da destekleyebilirler. Tüm senaryoyu tek bir özel çocuğun sırtına yüklememeye çalışın. Çocuklar arası mantık dışı kavgalar, doğru ve yerinde kullanılırsa oyuncuların senaryo gerçekliğini daha kolay algılamasına yardım eder.

ks_10

3) Senaryodaki Kötülük, Bela Artık Her Neyse Bilinçli Olarak Çocuğun mu Başının Altından Çıkacak?

Örnek profil: İki çocuğu öldüren 11 yaşındaki Mary Bell, 7 küçük çocuğu tuzağa düşürerek işkence etmiş Jesse Pomeroy.

“Olur mu öyle şey?” demeyin, aşağıda verdiğim linklere bakın. Evet rahatsız edici, ancak dünyada katil çocuklar var. Supernatural’de söylendiği gibi, “Bazıları doğuştan rahatsızdır.” Ama bu açıklama içinize sinmediyse çocuğa büyük travmalar ve manyak aile verebilirsiniz. Malum, çocuk dediğin belki söz dinlemez ama mutlaka taklit eder.

Bakın, çocuklar bizim kurallar ve gerçeklerle ket vurulmamış halimizidir çoğu zaman. Sıradışı olgunluktaki hareketlerine şahit olabiliriz, hatta ne yazık ki kapitalist dünya düzeninde çoğu çocuk erken büyüyor, çıkarcılıkla erken tanışıyor. Çoğumuz sokak çocuklarına çocuk olarak bakmıyoruz, hatta tinerci korkusu dediğimiz bir şey var. Çoğu çocukta öldürme içgüdüsü vardır. Ancak genellikle küçük şeylerle başlarlar, sinekler, böcekler gibi. Hayvanlara işkence eden çocuklar da var, Ekşi Sözlük’te çok yayılmış bir olay vardı mesela, kedisini arayan bir kadının sonunda onun 10 yaşındaki bir çocuk tarafından işkenceyle öldürüldüğünü öğrendiğini anlatan. Çocukların travmalarını bilemem, ancak varlıklarını inkar da edemem. Bu tür bir suçlu kullanacaksanız çok ama çok dikkatli olun. Eğer elinizdeyse, tüm ortamı çocuklardan ibaret yapın; Fallout’taki Little Lamplight ya da yine Stephen King’den Children of the Corn gibi.

k8_9

4) Oyuncular Çocuk Karakter mi Oynuyor?

Örnek profil: Stephen King’den It’i (“O”) okumadan Little Fears oynatmayın, çarpılırsınız!

Hah! İşte gelelim esas konuya. Little Fears veya üst üste entegre edebileceğiniz epey sistem var; mesela ben Call of Cthulhu, Fallout ve Little Fears’ı birleştirerek sırf çocuklar için tasarlanmış bir Vault’ta rüyalarla uyandırılmış kültist veletler yaratmıştım. Bu noktada, Little Fears kitabından alıntılıyorum, “Daha önce hiçbiriniz savaşçı, barbar ya da büyücü olmadınız belki, ama hepiniz çocuk oldunuz.” Bizler büyüdükçe çocukların hayal dünyasının çok geniş olduğuna inanırız, oysa ki görüş alanlarının ne kadar dar olduğunu çoğu zaman unuturuz. Çocukları bu bakımdan beyaz cücelere benzetirim hep; hayal güçlerinin hacmi kütlelerine oranla çok küçüktür.

Oyunculardan isteyeceğiniz ilk şey, kendi çocukluklarını hatırlamaları ve yaptıkları, gerçek sandıkları bütün abuklukları anlatmaları olmalı, bir nevi beyin fırtınası gibi. Böyle konuşmalarda bir anı diğerini kovalar, tonla malzemeniz olur. Çoğu insan çocuk oynamakta zorlanır. Bugüne kadar düzgün çocuk oynayabilen gerçekten az kişi gördüm. Bu başlı başına bir ölçüt değil, yapamayanların çoğunun başka karakterleri Oscar’lık oynadıklarına şahit oldum. Ama çocuk oynamak, sanırım ya olağanüstü bir taklitçiliği ya da içinizde bir yerin hiç büyümemiş olmasını gerektiriyor. Bir çocuğun gördüğü kibrit kutusunda askerler yaşadığına inanabileceğini ve bunu etkileşim haline gireceği her obje, mekan ve kişi için geçerli olduğunu hatırlamak ve uygulamak hiç kolay değil.

Evet, bu Samara değil Alessa. Samara'nın resmini arayasım gelmedi, neden acaba?

Evet, bu Samara değil Alessa. Samara’nın resmini arayasım gelmedi, neden acaba?

Çocuklar açısından en çarpıcı nokta, bazı kavramlarının bizimkiyle aynı olmasına rağmen ölçü birimlerinin değişik olmasıdır. Çocuklar bu ölçülerle hiyerarşi yaratırlar. Zenginliğin ölçütü oyuncaktır mesela. Ne kadar oyuncağı var ve kaçı yeni? Beslenme çantasında ne getiriyor? “En fazla Action Man’i olan çocuğun doğumgününe kimler davet edildi?” gibi. Beceriler de aynı şekilde. Yine Stephen King’in “O”‘sunu hatırlayın, Ben şişman olmasına rağmen çocukların hepsinden daha akıllı olduğu ve düzgün bent yapabildiği için gruba kabul edilmişti. Eğer Little Fears oynatacaksanız, en az bir iki saati karakter yaratımına ve bu tür anıların konuşulmasına harcayın, hatta devamlı olacaksa süreyi daha da uzatabilirsiniz. Little Fears bu işi genellikle sıfatlarla çözer, buna tanıtım yazısında değineceğim ama benim tavsiyem sıfatların ötesine geçmenizdir.

Kendi oyunlarımdan bir kaç örnek daha vererek bitireceğim. Zamanında Little Fears’ın skorlarını Dayanıklılık, Eskilik gibi değiştirip çocukların oyuncaklarına da karakter kağıdı yaptırmıştım. Gündüzleri çocuklar oynuyor, yatma saatleri geldiğinde ipler oyuncaklarına geçiyor ve sahiplerini kötülüklerden korumaya çalışıyorlardı. 1920’lerde bir akıl hastanesinde geçen oyunumda ise, oraya kapatılan ebeveynleriyle gelen çocukları işlemiştim. Akıl hastanesinde yıllarını geçirdiklerini kabul etmek istemeyen, bu nedenle hala çocuk olduklarına inanan, birbirlerini de çocuk gibi gören yetişkinlerdi aslında. Gerçeği oyunun sonunda öğrenmişlerdi. Tek atımlık oyun olduğu için bu kadar hazır öğe yüklemiştim, eğer bir kaç oturum oynatacaksanız kalıp vermemeye çalışın.

Eğer çocukları kullanmak istiyor ama konu bulamıyorsanız, tavsiyem yazıdaki referansların bahsettiği kitapları okumanız ya da filmleri izlemeniz. Yine de sıradışı bir şey yapmak istiyorsanız, bence kendi çocukluğunuza bakmanız yeterli. Her çocuk özeldir, özellikle de zor şartlarda büyüdüyse. Her yetişkin de özeldir, özellikle de zor şartlarda dahi hiç büyümediyse.

Bu yazı, "Rol Yapma Oyunlarında Korku Ögesi" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar