Gölgelerin Gücü Adına! He-Man, She-Ra ve Kainatın Hakimleri #1

Bugün “Yeni yıl tatilinin ardından ne yazsam?” diye düşünürken, aniden aklımda bir imge beliriverdi, yazının kapağında göreceksiniz. Ben de sizi ta 70’li yılların sonlarına, bazılarımızla yaşıt olan Star Wars’un müthiş gişe başarısı elde ettiği yıllara geri götürmeye geldim, ama yazı onunla ilgili değil. Star Wars’un çoğumuzun çocukluğunda önemli bir yer edinmiş başka bir seriyi nasıl ateşlediğini anlatacağım. Gölgelerin Gücü Adına, başlıyorum!

He-Man, aslında “Ne yapsak da Star Wars figürlerine rakip oyuncak yaratabilsek?” düşüncesinden ortaya çıkar. Dönemin büyük oyuncak firmaları CPI ve Mattel Conan’ın aksiyon figürlerinin telif haklarını paylaşamayınca, Mattel “He-Man ve Kainatın Hakimleri” adlı bir figür serisine başlar. CPI bu serinin Conan’ın kopyası olduğunu söyleyerek dava açar. İki firmanın birbirini tongaya bastırma savaşı, haliylen “Gölgelerin gücü adına!” diye bağıran biz çocuklara ulaşmaz. Davayı Mattel kazanır ve serinin üretimine devam eder. Ancak, ilk olarak siyah saçlı üretilen He-Man’in görüntüsünde ve mizacında değişikliğe gider. 1983’te de televizyon için bir çizgi dizisi hazırlanır. Bahsedeceğimiz seri, işte bu. Günümüzde gençler maalesef He-Man’i “Fabulous Secret Powers” isimli kliple özdeşleştirseler de, biz aslını anlatalım. Cthulhu’yla bile dalga geçiyorlar, pembe yelek giyen Prens Adam’la mı dalga geçmeyecekler.

Her şeyin başlangıcı olan Mattel figürleri.

Her şeyin başlangıcı olan Mattel figürleri.

Pembe Yelek?!

Evet, pembe yelek, yetmiyormuş gibi bir de eflatun tayt ve çizmeler giyen Prens Adam, Eternia adlı bir dünyada, Kral Randor ve Kraliçe Marlena’nın sarışın ve açık tenli oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Prens Adam’ın bir de “Cringer” yani Titrek adında çok gelişmiş sarı çizgili yeşil bir kedisi vardır. Yaşadıkları Eternia, İskeletor adlı kötü bir büyücü tarafından ara sıra terörize edilmektedir. Ancak İskeletor’un Eternia’yı işgal planlarının işlememesinin bir nedeni vardır; Gölgeler Şatosu (Castle Grayskull) ve içinde yaşayan kızıl saçlı, şahine dönüşebilen bir kadın olan Büyücü (The Sorceress).

Bir gün, Büyücü Prens Adam’a zamanın geldiğini söyler ve ona Gölgeler Şatosu’nun derinliklerinden gelen bir kılıcı verir; Güç Kılıcı (Sword of Power). Adam, kılıcı havaya kaldırarak “Gölgelerin gücü adına!” (By the Power of Grayskull!) diye bağırdığında kılıcın üzerine yıldırım düşer ve onu He-Man’e, yani dünyanın en güçlü adamına çevirir. Gerek dünyanın orijinalliği, gerekse karakterlerin zenginliği çocukları çılgına çevirir ve ortalık “Güç bende Artıııık!” diye bağıran çocuklarla olup taşar. Bu noktada Türk çevirmenlerin başarısına değinmezsek, büyük haksızlık etmiş oluruz. “Çeviri sadıksa güzel değildir, güzelse sadık değildir,” sözünün adeta yaşayan bir örneğidir Kainatın Hakimleri çevirileri. He-Man eğer “Gri Kafatası’nın gücü adına!” diye bağırsaydı, bu kadar etkilenmezdik.

İkiz kardeşlerin dönüşümleri.

İkiz kardeşlerin dönüşümleri.

He-Man tutunca, pek doğal olarak bir spin-off’u devreye girer; öğreniriz ki aslında Adam tek çocuk değilmiş, bir de ikizi varmış! Adora adlı bu ikiz, daha doğar doğmaz Hordak tarafından kaçırılır. İskeletor da meğer Hordak’ın öğrencisi değil miymiş? Ama ustasına ihanet ederek, Kral Randor’un kuvvetlerine Adora’nın kaçırıldığı yeri söyler.  Ancak Büyücü’yle General zamanında yetişemeden Hordak bir boyut kapısı açar, küçük prensesi de yanında götürerek yakalanmaktan kurtulur. Çok uğraşsalar da, boyut kapısının hangi gezegene açıldığını bulamazlar. Bunun üzerine, Büyücü krallıkta yaşayan herkesin hafızasından küçük prensesi siler, Kral Randor, Kraliçe Marlena ve General hariç. (Bu fikrin epey bir benzerini, 4. sezonunun yarısını Frozen 2 olarak çeken Once upon a Time’da gördük.)

İkiz Prenses

Prenses Adora ise, Etheria’ya götürülmüştür. Bir zamanlar cennet gibi bir yer olan Etheria, ne yazık ki Horde’un istilası altındadır. Horde’u Star Wars’daki İmparatorluk gibi düşünebilirsiniz, robot mu insan mı olduğu belli olmayan kötü nişancı askerlerine kadar hepsi aynı. Etheria’daki Horde hareketinin başında Hordak var, yerleştikleri toprakları kurutmuşlar, artık oraya Fright Zone deniyor. Hordak en büyük baş değil yani, bunların bir de merkezi var (Horde Prime).

Adora, Hordak’ın bir danışmanı olarak Fright Zone’da büyütülür, arada “manevi babası” ve avanesinin “kötü” olduğunu anlayacak gibi olsa da, Shadow Weaver adlı büyücü onu hipnotize ederek şüphelerini siler. Bu Shadow Weaver, serideki en karanlık ve korkutucu karakter olup, az önce bahsettiğimiz Büyücü’nün eski düşmanıdır. Bir gün, Adora 18 yaşına bastığında Gölgeler Şatosu’nda bir kapı açılır ve bir başka güç kılıcı Büyücü Zoar’ın önüne gelerek, bir boyut kapısı açar. He-man’in kılıcının aynısıdır, tek farkı üzerinde bir de mücevher bulunmasıdır. Büyücü gözlerine inanamaz ve He-Man’i çağırarak, boyut kapısı her nereye açılıyorsa oraya gitmesi gerektiğini söyler: Kılıcın sahibine götürülmesi gerekmektedir ve bu kişi, en az onun kadar özel biridir. Hiçbir şeyden haberi olmayan He-Man de, kılıcı alarak Etheria’ya gider.

Yorumlar