William S. Burrougs ve Çıplak Şölen ile Deliliğin Sınırlarına Ulaşmak

William S. Burroughs, beat jenerasyonunun kalbinin Allen Ginsberg ve Jack Kerouac gibi isimlerle birlikte atmasını sağlayan isimlerden biriydi. En bilinen eseri, David Cronenberg’ün de filmini yaptığı Naked Lunch’ı (Çıplak Şölen) hala tartışmaktan vazgeçemeyenler var. Vazgeçilemez de zaten çünkü anlamak, o dünyaya dahil olmaya çalışmak, oldukça zor bir iş.

Gazeteciler de hala daha Burroughs’u çözmeye çalışmaktan ve onun hayatındaki bilinmeyenleri araştırıp ortaya dökmekten sıkılmıyorlar gibi görünüyor. Amcasının Rockefellerların basın danışmanı olması, ilk kez bir silahı 8 yaşındayken kullanması, uyuşturucuyla tanışmasının evlerindeki hizmetçi sayesinde olması, ilk kez bu yaşama adım atmasının Jack Black’in “You Can’t Win” isimli kitabıyla olması (Tabii ki de bildiğimiz Jack Black değil) gibi bir sürü şeyi yeni öğrenme şansını elde edebildik mesela.

Bazı insanlar doğduğundan beri şimdi olduğu gibidir ya hani. William S. Burroughs da öyleymiş. Başka kim 15 yaşında gittiği yatılı okulda arkadaşıyla birlikte kloral hidrat alırken yakalanırdı ki? Gençliğinde o kadar çok çılgınca şey yapıyor ki en sonunda tuttuğu tüm günlükleri yok etme kararı alıyor. Harvard’da geçirdiği üniversite hayatında hobi olarak sadece bir tabanca kullanmayı ve bir dağ gelinciğini evcil hayvan olarak alıp bakmayı seçiyor. Yine söylüyorum ki, başka kim evcil hayvan olarak bir dağ gelinciğini seçer? İlk kez bekaretini bir oğlanla kaybetmesinin aksine ilerleyen yaşlarında Avrupa’ya gidip Yahudi bir kadın olan Ilse Klapper ile evleniyor. Ama bunun nedeninin Klapper’ı Nazi kamplarından kurtarıp Amerika’ya kaçırmak olduğunu sonradan öğreniyoruz tabii. Bir süre sonra da boşanıyorlar dolayısıyla. Burroughs’un bir çok psikolojik sorunu olduğu da düşünülüyor. 25 yaşında durup dururken parmaklarını bilerek kesmeye başlıyor çünkü. Parmaklarını kesmesinin ardından onu, psikoloğu Herbert Wiggers bir akıl hastanesine getiriyor hatta. Burroughs ona parmaklarını kesmesinin bir çeşit, “Hindistan’ı gezmeye başlama seremonisi” olduğunu söylüyor. Bunun hakkında bir de kısa hikaye yazıyor: The Finger. Hayatında birçok işte çalışıyor; aralarında en garip olanları ise böcek ilaçlayıcısı ve sahte detektiflik. Tabii yine de bunlar yazarlığının hissettirdiği gariplik kadar olamaz. 1943’te New York’a taşındığında Allen Ginsberg ve Jack Kerouac ile tanışıyor ve bu hayatının belki de en büyük dönüm noktalarından biri halini alıyor. Kerouac ve Burroughs bir ara, bir cinayete tanık oldukları ve bu cinayeti polise bildirmedikleri için tutuklanıyorlar. Bu ikili bilindiği üzere “Ve Hipopotamlar Tanklarında Haşlandılar” kitabını birlikte yazıyorlar. Kitabı, Burroughs “Will Dennison”, Kerouac de “Mike Ryko” isimli iki farklı karakterin gözünden yazıyor. Kitap, 1945 yılında tamamlanmasına rağmen 2008 yılına kadar yayınlanamıyor.

William S. Burrougs ve Jack Kerouac

William S. Burrougs ve Jack Kerouac

Burroughs’un ilişkileri de son derece çarpık oluyor. Eşi Joan Vollmer ile Jack Kerouac flörtleşiyorlar ve sonra 4 kişi eve çıkıyorlar. 1946 yılına geldiklerinde Borrougs, uyuşturucu kullanmak için sahte reçete yazmak suçundan tutuklanıyor. Aynı zamanlarda eşi Joan da kullandığı uyuşturucular nedeniyle ruhsal denge bozukluğu yaşıyor ve bir akıl hastanesine yatırılıyor. Daha sonraları birlikte Texas’a taşınıyorlar ama orada da rahat duramıyorlar ve bir tutuklama daha yaşanıyor. 1951 yılında Burrougs, eşi Joan’ı başından ateş ederek öldürüyor. Naked Lunch kitabında da bunu yazıyor ayrıca. Kitapta baş karakter olan Bill Lee, aslında William S. Burroughs’un ta kendisi. Tabii ki de bir biyografi değil bu kitap. Ama kitaba kesinlikle kendinden bir şeyler katıyor. Filminde de gördüğümüz üzere Bill, William Tell rolüne giriyor her zamanki gibi ve Joan başının üzerine bir bardak koyuyor. Bunun üzerine Bill bardağı hedef alacakken Joan’ın başını hedef alıyor. Aslında bu ona zihninin oynadığı bir oyun gibi. Kendisi bunu yapmayı planlamasa da bilinçaltına karşı çıkamıyor. Gerçek hayatta zaten polis de olayı kaza olarak nitelendiriyor ve Burroughs hiçbir zaman cinayetle suçlanmıyor.

Joan Vollmer cinayetiyle ilgili gazete küpürü

Joan Vollmer cinayetiyle ilgili gazete küpürü

Naked Lunch’ı 1956’da yapmak üzere Kerouac, Ginsberg ve Ginsberg’in sevgilisi Peter Orlovsky ile bir araya geliyor Burroughs. Karısının ölümünden 1956’ya kadar olan zamanda yani Naked Lunch’dan önce aslında Queer ve Junky’yi yazıyor, ama patlama noktası Naked Lunch oluyor.

Yorumlar