Daha Fazla Ölüm – All You Need Is Kill

Türkçe olarak ne zaman yeni bir manga serisi yayınlansa bir şekilde okumaya çalışıyorum. Bu konuda hala yiyecek bir fırın ekmeğimiz olsa da, yayınlanan seriler ve duyulan ilgi umut vaat ediyor. Seriler demişken, bir yenisi daha dilimize kazandırıldı, Akılçelen Kitaplar tarafından “All You Need Is Kill”. Ne kadar ölüm, o kadar kurtuluş.

Alternatif bir gelecekte geçtiğini söyleyerek başlıyorum. Dünyanın birçok yerinde, en sevilen felaket senaryolarından birisiyle karşı karşıyayız: Dünya uzaylı işgali altında! Amerika’dan Avrupa’ya birçok ülke, Taklitçi adı verilen uzaylı yaratıkların istilası altında ve işler insanoğlu için gittikçe daha beter bir hal alıyor. Konuya hızlı bir giriş yapıyor seri, ama böylesi daha iyi. Aksiyon odaklı olduğundan okuyucuyu direk içine alıyor. Devam edelim: İçine düştüğü durumdan hiçbir devlet tek başına paçayı kurtaramayınca “Birleşik Savunma Ordusu” adı altından bir savunma birliği kurularak Japon’u, Amerikan’ı tüm ırklar kol kola savaşa giriyor.

all-you-need-is-kill-2

Keiji Kiriya, göreve daha yeni başlamış gencecik bir çaylak asker. Savunma ordusunun en önemli savunma hattı olan Boso Yarımadası’ndaki karargahta askerliğini yaparken bir gün rüyasında taklitçilerle girdiği ilk savaşında hayatını kaybettiğini görür. “Gerçek gibi rüyaydı!” dediğimiz havada bir rüya gördüğünü düşünür. Rüyadan uyandığı günün yarını hayatında ilk defa cephede yer alır. Fazla zaman geçmeden bir Taklitçi tarafından öldürülür ve tekrar uyanır. Kendisini bir önceki günün sabahında bulur, yatakta uzanmıştır ve kitap okur. Olan bitene ilk başta anlam veremeyen Keiji, birkaç kere daha öldükten sonra bir döngünün içine hapsolduğunu fark eder. Nasıl ve nerede ölürse ölsün savaşa gitmeden önceki günün sabahına geri döner. Sürekli ölmekten ve o acıyı, ölüm acısını yaşamak canına tak eder ve çareyi savaşın sonuna kadar hayatta kalmakta bulur. Daha çaylak denecek seviyede olduğundan elinden öldürerek öldürmekten başka bir şey gelmez. Kendisine “Savaş Alanının Sürtüğü”nü örnek alır. Rita Vrataski.

Sen Tut Film Yap

Yukarıda yazdıklarımın hepsini başka bir yerden hatırlıyoruz. Edge of Tomorrow. Ana karakter olarak aksiyon filmlerinin en yakışıklı abilerinden Tom Cruise yer aldığı, Rita Rolünde ise Emily Blunt’ın olduğu 2014 yapımı film. Hiroşi Sakurazaka’nın 2004 yılında yazdığı bilimkurgu romanından Ryosuke Takeuçi tarafından manga formatına uyarlanan bir seri All You Need Is Kill.

Kitaptan uyarlama bir çizgi roman olduğunu daha sonra öğrendim ve aklımda“Acaba kitabı nasıldı?” gibi sorular cereyan etti. Çünkü çizgilerle buluştuğunda bu kadar güzel bir şey ortaya çıktığına göre kitabı çok daha iyi olsa gerekti. Ama okumak için çok iyi derecede Japonca bilmem lazım. Bilmediğime göre konu burada kapanıyor. Sadece iki ciltten oluşması iyi olmuş, ancak kitabın ne uzunlukta olduğunu bilmediğim için tam bir yorum yapamıyorum. Nedeni, eğer manga serisi kitabın bittiği yerde bitirmek için yapıldıysa harika. Seri tuttu diye devam ettirmek, konuyu gereksiz yere uzatmak pek şık bir hareket olmazdı. Ama işte kitabı bilmeyince…

all-you-need-is-kill-3

Genelde aksiyon türündeki mangaları okurken savaş, çatışma vesaire olan sahnelerde çizgilerin iç içe girdiğini, okuyucu için zorluk çıkabildiğini daha önceki yazılarda yazmıştık. Yazmadıysak da durum aynen söylediğim gibi. Resmen işkence. All You Need Is Kill bu konuda tam puan alıyor. Gayet anlaşılır çizgilerle bizi karşılayan seri, bunu kaliteden ödün vermeden yapıyor. Çizim konusunda gayet güzel işler çıkarmış ortaya Yoshitoshi Abe.

Türkçe yayınlanan manga kervanının son üyesi All You Need Is Kill, Akılçelen Kitaplar etiketiyle piyasada. Hemde iki cildi birden. Okuyacak zamanı olmayanlar, bunun içinde mi yok. Sadece iki cilt, iki!

Yorumlar